top of page

ANADOLU TOPRAKLARINA DÖNMEYİ HAYAL EDEN HALİKARNASSOS’LU SATRAP MAUSOLOS’UN HAZİN HİKAYESİ

Anlatacağım olay yaklaşık olarak günümüzden 2 bin 400 yıl öncesinde geçiyor. 19. yy. kadar doğduğu bu topraklarda kalabilmeyi başarmış olan bu abidevi yapı ve heykelleri ne yazık ki Ekim 1857'de British Museum’da görevli bir arkeolog olan Newton’un tüm değerli heykeltıraşlık eserlerini kendi malları gibi doğduğu topraklardan HMS Supply adlı İngiliz gemisine koyarak İngiltere’ye götürmesiyle sonuçlanıyor. Bodrum’da Kalebentliğe mahkûm olan ancak sonradan hem Bodrum’un (Halikarnassos) ve hem de antik dönemde kenti de içine alan Karia bölgesinin tarihini ortaya çıkaran Halikarnas Balıkçısı takma adıyla hikayeler ve düşün yazıları yazan Oxford Üniversitesinde tarih doktorası yapmış ünlü yazarımız Cevat Şakir Kabaağaçlı kendi yurdundan koparılarak çok çok uzaklara İngiltere’ye götürülen bu eserlerin geri alınması için British Museum’a bir mektup yazıyor. Mektubunu tamamlarken son cümlesinde bakın neler yazmış Kabaağaçlı; “Anadolu’nun bağrından sökülerek götürülen bu eserler İngiltere’nin (Londra) Sisli, puslu yağmurlu havasına değil, Ege’nin Sımsıcak sarı güneşine ve masmavi denizinin yanına yakışır. Onları bizlere, doğduğu topraklara geri verin” İngiltere Müzesi’nin cevabı oldukça alaycı bir üslupla oluyor “ Haklısınız Bay Kabaağaçlı” deniyor ve devam ediyor; “Emin olunuz ki eserlerin sergilendiği salon bahsettiğiniz gibi güneşi ve denizi temsilen sarı ve mavi renklerle dekore edilecektir


Resim 1. Cevat Şakir ve Kızı (timeturk.com)

Sanırım hangi eserden ve heykellerden bahsettiğimi anladınız. Karısı Artemisia tarafından eşi Karia Satrabı (MÖ 6.yy ortalarında Anadolu’da Pers idaresinde yöneticilik yapan bir bölgesel vali) Mausolos adına yapılan Dünyanın Yedi Harikasından biri olarak kabul edilen Antik Dönem’in en büyük anıt mezarı. Bu o kadar devasa bir mezar anıtı ki; bu anıttan sonra yapılan tüm önemli mezar yapılarına Mausolos’dan türemiş “Mozele” terimi kullanılır olmuş. Eklemeden geçemeyeceğim; benim için çoğu zaman en büyük üzüntü kaynağı, Bodrum’a giden arkadaşlarıma veya öğrencilerime bu anıtın yerini görüp görmediklerini sorduğumda. “Böyle bir yer mi var” cevabıyla karşılaşmış olmamdır. Umarım sahiplenme duygumuz geride kalan eserlerimizi öğrenmeye ve korumaya bizleri daha fazla yöneltir.

Halikarnassos Mozelesi veya Mausolus'un Mezarı, MÖ 353 ile 350 yılları arasında günümüzde Bodrum’da (Antik Halikarnassos) Karia Bölgesinin Anadolu Yöneticisi ve Pers İmparatorluğu'nda bir satrap olan Mausolos ve eşi Artemisia için inşa edilmiş bir mezar anıtıdır. Yapı, o dönemin en ünlü mimarları Satyros ve Priene’li (Aydın/Söke/Güllübahçe) Pythios tarafından tasarlanmıştır. Mozole yaklaşık 50 m. yüksekliğindeydi ve dört tarafının her bir yüzü yine dönemin en ünlü heykeltıraşları tarafından yaratılan heykel ve kabartmalarla süslenmişti. Bu ünlü dört heykeltıraş Leokhares, Bryaxis, Skopas ve Timotheus’du. Mozole o kadar estetik bir anıt olarak kabul edildi ki Sidon’lu (Sayda) Antipater bu anıtı Antik Dünyanın Yedi Harikasından biri olarak tanımlamıştı.

Resim 2. Mozele’nin Temsili Tamamlanmış Hali (bodrumfinder.com)


Pers Hakimiyeti Dönemi

MÖ. 4. yüzyılda Halikarnassos, Küçük Asya olarak adlandırılan coğrafi bölgenin batı kıyısındaki Pers İmparatorluğu içinde Karia Bölgesi’nin başkentiydi. MÖ. 377'de bölgenin hükümdarı Mylasa’lı (Milas) Hekatomnos öldü ve krallığın kontrolünü oğlu Mausolos'a bıraktı. Mausolos, MÖ. 353 yılında ölünceye kadar topraklarını Anadolu'nun güneybatı kıyılarına kadar genişletmiştir. Ölümüyle birlikte eşi Artemisia bölgenin yönetimini ele alan önemli bir kadın yönetici olmuştur. Pers Satrapı ve Hekatomnos Hanedanı varisi olarak Mausolos’un kendisi için ayrıntılı bir mezar planlamış olduğu düşünülmektedir. Öldüğünde proje eşi ve kardeşleri tarafından devam ettirildi. Artemisia, kocasının ölümünden sonra sadece iki yıl yaşadı. Küllerinin içinde bulunduğu kaplar henüz bitmemiş mezara yerleştirildi. Daha sonra merdivenler taş ve molozla doldurularak girişi kapatıldı. Doğa Tarihi (Naturalis Historia) yazarı Roma’lı Plinius’a göre, zanaatkarlar, "Hem kendi şöhretlerinin hem de heykeltıraşlık sanatının bir anıtı olduğunu göz önünde bulundurarak, Mausolos ve eşi Artemisia’nın ölümünden sonra işi yarım bırakmayarak bitirmeye karar vermişlerdir"


Resim3. Mausolos ve Eşi Artemisa’nın British Museum’daki Heykelleri (bodrumfinder.com)


Mozolenin Yapımı

Mausolos'un Halikarnassos'taki yapı çalışmaları kapsamında mezarın planını ölümünden önce başlamış olması muhtemeldir, bu nedenle öldüğünde Artemisia’nın inşaat projesine devam etmiş olduğu düşünülmektedir. Artemisia mezarı inşa etmek için hiçbir masraftan kaçınmadı. Zamanın en yetenekli sanatçılarını bulmak için hemen her yere haberciler gönderdi. Bunlar arasında Ephesus'taki (İzmir/Selçuk) Artemis Tapınağı'nın yeniden inşasına nezaret eden dönemin en ünlü heykeltıraşı Skopas da vardı. Diğer heykeltıraşlar Leokhares, Bryaxis, ve Timotheus'un yanı sıra onlarca ana haykeltıraşlara bağlı çalışanlar yer almaktaydı. Mozele şehre hakim bir tepenin üzerine inşa edilmiştir. Bütün yapı kapalı bir avlunun üzerinde yer almaktaydı. Avlunun ortasında Mausolos’un lahdinin oturduğu taş bir platform vardı. Bu taş platform aslanlarla çevrili bir merdiven ve dış duvarlar boyunca birçok tanrı ve tanrıça heykelini taşıyan platformun üzerinde yükseliyordu. Mozolenin 50 m. olan yüksekliğinin üçte birine kadar olan kesimindeki blok üzerinde Kentaurların Lapitlerle ve Amazonlarla savaşını içeren savaş sahneleri yer almaktaydı.

Mozolenin bu bölümünün tepesinde, her bir kenarda on olmak üzere otuz altı ince sütun yer almaktaydı. Her sütun çifti arasında bir heykel duruyordu. Sütunların arkasında, mezarın devasa çatısının ağırlığını taşıyan sağlam bir blok kütlesi daha vardı. Yüksekliğin son üçte birlik kısmını oluşturan çatı piramidaldi. Tepede bir quadriga (4 atın çektiği kraliyet arabası) vardı. Atlı araba içinde Mausolos ve Artemisia'nın heykelleri yer almaktaydı.


Resim 4. Mozolenin Günümüzdeki Durumu


Tarihçesi

Modern tarihçiler, böyle olağanüstü bir mezarı dekore ve inşa etmek için iki yılın yeterli olmayacağına dikkat çekmekteler. Bu nedenle, inşaatın Mausolos tarafından ölümünden önce başlatıldığına veya sonraki yöneticiler tarafından devam ettirilmiş olması akla en uygun teori olarak düşünülmektedir. Antik tarihçi Pausanias, Romalıların Mausoleum'u dünyanın en büyük harikasından biri olarak gördüklerini ve bu nedenle tüm görkemli mezarlarına Mozole adını verdiklerini belirtmiştir. Mozolenin tam olarak ne zaman ve nasıl yıkıldığı bilinmemektedir. Depremlerden hasar gören yapıdaki birçok parçanın 1402 yılında Kudüs’ten gelen St. Jean Şövalyeleri tarafından Bodrum Kalesi’nin (Bu kale günümüzde dünyanı en büyük sualtı koleksiyonlarının sergilendiği bir müzedir) yapımında kullandıkları bilinmektedir. Kalan mermer parçaların büyük bir bölümü yakılarak kireç haline getirilmiştir.


Mozolenin İngiltere’ye Kaçırılma Yolculuğu

1846'da Lord Stratford de Redcliffe, bu kabartmaları Bodrum'dan Londra’ya götürmek için çalışmalara başladı. Mozole ilk defa Profesör Donaldson tarafından belirlenmiş ve İngiliz gezgin Charles Newton tarafından parçaların tasnifi ve çizimleri yapılmıştır. Bu tespitlerin ardından İngiliz hükümeti tarafından bir keşif gezisi düzenlenmiş, Bu keşif çalışmaları da yaklaşık üç yıl sürmüştür. 19. yüzyılda İngiliz konsolosu Bodrum Kalesi'nden bulduğu birkaç heykeli British Museum'a yollamıştır. 1852'de British Museum arkeolog Charles Thomas Newton'u Mozolenin daha fazla parçalarını bulup tespit etmesi için Bodrum’a göndermiştir. Alanda kazı yapan Newton, çevredeki arazilerin altına kazdığı tüneller aracılığıyla alanı ortaya çıkarmıştır. Bazı duvarları, bir merdiveni ve nihayet temelin üç köşesini bulan Newton daha sonra alanı kazarak kabartmaların bölümlerini bulmuştur. Ayrıca, Mozolenin çatısındaki heykel parçalarından gelen, yaklaşık 2 m çapında kırık bir taş araba tekerleği de ortaya çıkarmıştır. Ve en sonunda, binanın zirvesinde duran Mausolos ve eşi Artemisia’nın heykellerini buldu. Tüm bu parçalar ne yazık ki doğduğu toprakların çok çok uzaklarına ve bir daha geriye dönmemek üzere Ekim 1857'de İngiliz HMS Supply gemisine yüklendiler.

Resim 5. Mozole Bugün Yerinde Olsaydı Nasıl Görünürdü? (bodrumfinder.com)

Olur ki bir gün Bodrum’a gittiğinizde Dünyanın Yedi Harikasından biri olan “Mozele” anıtın bulunduğu alanı ziyaret edersiniz. Lütfen etraftaki sütun veya mimari blokların üzerine bakın ! Zırhlıya yüklenmek için işaretlenmiş kazıma işaretini görürsünüz. Bir nedenle bu eserlerin gemiye yüklenecek zamanı veya gemide onları alacak yer kalmadığını düşündürüyor. Ne şans!

Yazımı Halikarnas Balıkçısı’nın (Cevat Şakir Kabaağaçlı) Hey Koca Yurt kitabından önsözle tamamlıyorum. Sevgi ve esenlikle kalın.


Biz bu diyarın gerçek varisleriyiz, dedik. Ama, bu mirasımızı, şimdiye kadar dört bucağa pek mirasyedice saçtık. Osmanlı devleti sırasında, dünyanın yedi harikasının elle tutulur sanat kalıntıları, babalarının mallarıymış gibi, şimdi, Batının çeşitli müzelerindedir. 'Ne olacak? Gâvur putu! Yabancı şeyler!' dedik. O eski mimarlık ve heykeltraşlık anıtlarından çok daha önemli olarak, onlardan kalma bir de kültür zenginliği vardır. Onu da, bizim başımıza kondurmadan, 'Adam sen de! Vazgeç! Asklepios, aftospiyos, kıtıpiyoz Yunan kültürü! diye, Batılıların başlarına savurmuş bulunuyoruz. Şimdi biz, şapka diye, onların külahlarını taklide çalışıyoruz..."



Kaynakça

  • Carstens, A. M. 2009: Karia and the Hekatomnids, Oxford.

  • Cook, B. F. 2005: Relief Sculpture of the Mausoleum at Halicarnassus, Oxford.

  • Flensted-Jensen, P. 2004: Halikarnassos, in M. H. Hansen and T. H. Nielsen (eds.), An Inventory of Archaic and classical Poleis, Oxford, 1115-1116

  • Jenkins, I. 2010: The Mausolea of Halicarnassus, in F. MacFarlane and C. Morgan (eds.), Exploring ancient sculpture, London, 121-135.

  • Jeppesen, K. (ed.) 1981-2002: The Mausoleion at Halikarnassos, vols. 1-7, Aarhus

  • Ruzicka, S. 1992: Politics of a Persian Dynasty. The Hecatomnids in the Fourth Century B. C., Oklahoma

  • Waywell, G. B. 1978: The free-standing Sculpture of the Mausoleum of Halicarnassus in the British Museum, London

255 görüntüleme

Son Yazılar

Hepsini Gör

Opmerkingen


bottom of page