top of page

DERGİDEN: KARABURUN


İzmir'in en batısında, hurma zeytinin, nergis çiçeğinin, kopanisti peynirin en iyisini bulabileceğiniz, bir tarafınızda Yunanistan'ı görürken, diğer tarafta İzmir Körfezi'nin girişinden Foça'yı selamlayacağınız bir yerdeyiz. Güzelliği bozulmamış olan Karaburun'dan bahsetmek istiyoruz.

İzmir'e 100 km uzaklıkta yer alan, Türkiye'nin en batısı Karaburun'a gerçekleştirdiğimiz rotanın sizlerle paylaşılacak oldukça fazla bilgisi bulunmakta. Evet efendim. 673 km'lik rotanın sonunda ulaştığımız İzmir'den Çeşme Otoyolu'nu kullanarak +100 km rota ekledik ve Gizli Cennet Karaburun'a geldik. Rota boyunca sağınızda veya solunuzda (yönünüze bağlı olarak) sizlere masmavi sular, eski taş yapıtlar, köyler ve büyük emekle ekilen tarlalar ve bakılan bahçeler eşlik etmekte. Urla ilçesinin Balıklıova Köyü'nü geçtikten hemen sonra çıktığınız yokuşun sonunda Mordoğan tabelasını görüyorsunuz. Gördüğünüz andan itibaren bahsi geçen Gizli Cennet'in sınırları içerisindesiniz demektir. Mordoğanın yerleşim alanına gelmeden önce Körfez koyu sizleri karşılayacaktır. İnanılmaz berrak ve temiz suların oluşturduğu koy, birden fazla diziye de ev sahipliği yapmış alanlar oluşturmuş.



Kış aylarında hem yeşilin hem de mavinin tonlarını en iyi görebileceğiniz konumlardan birisi olarak düşünülebilir Yarımadanın bu yüzü. 8-10 km. sonunda 70 çeşit mor çiçeğiyle ünlü Mordoğan'ın yerleşim alanına giriş yapacaksınız. Yerleşim alanının büyük bir kısmı deniz tarafında yer alırken bir kısmı da Çatalkaya ve Eski Mordoğan Köyü olarak belirli noktalarda yaşamlarını devam ettirmektedirler. Eski Mordoğan Köyü içerisinde tarihi olarak Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından onay verilmiş Dilek Çeşmesi, Müesser Aktaş Etnografya Müzesi ve Tarih evi, Ayşe Kadın Camii bulunmakta. Ziyaretçilerini pandemi koşullarında ağırlayan bu üç tarihi lokasyon, geçmiş kültürü de yansıtan eserleri de bünyesinde bulunmaktadır.


Mordoğan'dan ayrıldığımızda yaklaşık olarak 10 km sonra Rumların hiç yaşamadığı, birbirinden farklı hikayeleri olan 3 köye ziyaret gerçekleştirdik. Eski bir medrese üzerine (1248 yılı) yapılmış ve 1505 yılında kurularak Yarımada'nın belki de en eski köylerinden birisi olan Eğlenhoca, ardından yine dizi ve filmlere ev sahipliği yapmış, üzüm festivallerinin ana lokasyonu Kösedere ve Zeytin Okulu'nun bulunduğu İnecik köyleri. Halk burada geçimini tarım, hayvancılık ve farklı iş kolları tarafından karşılamakta. Özellikle bağ ve zeytin yolları üzerinde bulunan bu 3 köyün içerisinde Eğlenhoca Köyü faal olarak çalışan 2, çalışmayan 4 Zeytinyağı Fabrikasına sahip. Belirli düzenlemeler doğrultusunda köylerin mahalle statüsü kazanması üzerine Karaburun Belediyesine geçerek, restorasyon geçirmiş ve hizmete alınmıştır. Diğeri de şahıs firması olarak Karaburun'un neredeyse tamamına hizmet vermektedir.


Gelinen yoldan aşağıya doğru inilip Karaburun istikametinde yolunuza devam ettiğinizde sırasıyla İnecik köyü'nün uzantısı Kaynarpınar, Boyabağı, Sasko, Eşendere, Saipaltı ve Bodrum koylarını geçerek bu güzel cennetin ilçe merkezi Karaburun'a varmaktasınız. Karaburun yerel halkının misafirperverliği, güzel manzaraların ev sahibi ve nergis kokulu bir cennet.

1.577 görüntüleme

Son Yazılar

Hepsini Gör

MODA VE SANAT

Comments


bottom of page